Ana içeriğe atla

Calia Read - Kördüğüm [Kitap Yorumu - Azıcık Özeti]

Herkese Merhabalar!!!

 Yaklaşık iki yıl önce okuduğum ve serinin devam kitabını okumadan önce tekrar okuduğum Kördüğümün yorumunu sizlerle paylaşacağım.

Konusunu anlatmadan önce sizinle paylaşmam gereken birşey varki; o da kitabı bitirdiğinizde gerçekten darbe yemiş gibi hissetmeniz.


Ki kitabın kurgusundan pek bahsetmek istemiyorum çünkü yaşanılacak bir mevzu söz konusu... Yazar hem tasvirli hemde bir o kadar anlaşılır bir dilde anlatmış ki baş karakter Naomi, ruhsal bir bulanım yaşadığından dolayı bu sizi de etkiliyor.

Naomi geçmişe kilitli kalmıştı ve sürekli kafasında ki acı dolu kitaplar tekrar ettikçe; ruhu yanıp kül olmaya devam ediyordu.

Ama deli değildi. Deli olmadığını biliyordu.

Bizse Naomi'nin hikayesini; Dr. Rutledge' ye pandora kutusunu açtığında öğreniyoruz.

Kitabın yarattığı gerilim ve gizem çok yoğun ve bu mükemmel birşeydi. Gerçi Naomi'ye kızacağınız çok nokta olacak. Nefret edebileceğiniz bir sınıra bile gelebilirsiniz. Ama herşeyin bir nedeni var bunu da unutmamak gerek. Hele ki bu kitapta en aptalca olayın bile bir nedeni var - gerçi o neden kitabı kusursuzlaştırıyor -

Şu an bunları anlatırken kitabın içine giremediğimi ve size de yansıtamadığımı biliyorum ama herşey pamuk ipliğine bağlı.

Ama yine de bir özet gerekirse: İki elinizde de kartlar olsun. Ön yüzlerinde karalamalar var ve karalamalar sizin yüzünüze bakıyor. Kartların arka tarafları bomboş. Bomboş olduklarına eminsiniz ama kartları aynaya doğru kaldırdığınızda; yansımanızda aslında kartların arka yüzünün karalanmış ve ön yüzünün boş olduğunu görüyorsunuz.

Ama ön yüzü ile arka yüzünü nasıl ayırt edebiliyorsunuz?

İşte kitap bu kuram kadar kafa karıştırıcı ama aynı zamanda hapis edici.  Bu kitap aslında gerçeklerden kaçanların hikayesi.

Not: Bazı insanların kitaba başlamadan son sayfaları okumayı sevdiklerini biliyorum ama bu kitapta asla sonunu okumayın.

4.7 /5

Keyifli Okumalar !

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Stefan Zweig - Satranç | Hakkında Ki Düşüncelerim - Özeti |

  Kitabın baştan sonuna kadar bizimle paylaşılan; 3 kişi… İki başrol oyuncu ve bir izleyici…   Ana planda; psikolojik, tinsel ve sosyal bakış açısından kaynaklanan tezatlıklar bulunmaktadır.   Maddiyatın oluşturduğu kesim; aşağı ve yukarı halinde iki grupta… Ve bu iki kesimin karşı karşıya geldiklerinde ki zıt ruhsal ve karakterik özellikleri sayesinde kurgunun akıcılığı kazandığı nokta: tam olarak bu üç kavrama bağlanmıştır.  Mirko Czentovic çocukluğundan beri sadece satrançta yetenekli olan; diğer herhangi bir konuda yeteneği bulunmayan bir karakterdir. Öyle ki bir eğitim diploması bile olmayan Czentovic, Dünya Satranç Şampiyonu olmuştur. Ve bu başarısızlıklarını kapatan başarı; onun için sadece tüm bencil duyguların kaynağı olmuştur.   Czentovic için; Satranç = Para + Ün  Avukat olan Dr. B için ise; Satranç = Hayata tutunmak için bir dal olmuştu.  Satranca olan ilgisi fanatikliği veya sevgisinden dolayı değil. B...

Büşra Göçener | Gece Düşü Kitap Yorumu

Heyooo Ben Gel-dim!!! ☆Ve tek değil bomba bir kitapla geldim. Şuan sadece bu paragrafın başına ‘Ahh’ koyuyorum ama ben bu yazıyı yazarken bol bol iç çekeceğim. Hani normalde olaylardan çıkardığım ve kavrayabildiğim his ve duyguları aktarıyordum                (-acaktım) ya, bugün tam tersini yapacağım; hislerden çıkardığım olayı anlatacağım. -NASIL OLACAK BENDE BİLMİYORUM 🤔 – AMA olay yok! Bu bir kurgu romanı değil: bir hayat... bir intikam oyununun olan ve işleyişini değil de bir kadının o oyunda ki hislerini anlatmış Göçener. Ve kitapta sadece Sophie’’nin benliği konuşuyordu. -direk giriş oldu :/ - Ben ilk defa bir kitaba bürünemedim, satırlar olamadım... Ben ilk defa bir kadının çaresizliğine tanık oldum. O, olamadım, ona dokunamadım, yani başımdaydı sanki ama bir o kadar da uzaktı aynı zamanda... Her şey çok gerçekçi, her şey çok doluydu. Sanki önemli olan yaşamak değil de hissetmek gibiydi. Sophie’i kelimelerle anlatmaya ka...