Kitabın baştan sonuna kadar bizimle paylaşılan; 3 kişi… İki
başrol oyuncu ve bir izleyici…
Ana planda; psikolojik, tinsel ve sosyal bakış açısından
kaynaklanan tezatlıklar bulunmaktadır.
Maddiyatın oluşturduğu kesim; aşağı ve yukarı halinde iki
grupta… Ve bu iki kesimin karşı karşıya geldiklerinde ki zıt ruhsal ve
karakterik özellikleri sayesinde kurgunun akıcılığı kazandığı nokta: tam olarak
bu üç kavrama bağlanmıştır.
Mirko Czentovic çocukluğundan beri sadece satrançta
yetenekli olan; diğer herhangi bir konuda yeteneği bulunmayan bir karakterdir.
Öyle ki bir eğitim diploması bile olmayan Czentovic, Dünya Satranç Şampiyonu
olmuştur. Ve bu başarısızlıklarını kapatan başarı; onun için sadece tüm bencil
duyguların kaynağı olmuştur.
Czentovic için; Satranç
= Para + Ün
Avukat olan Dr. B için ise; Satranç = Hayata tutunmak için bir dal olmuştu.
Satranca olan ilgisi fanatikliği veya sevgisinden dolayı
değil. Bilakis mecburiyetliğinden! Gestapo tarafından tutuklanan Dr. B, işkence
olarak aylarca yalnızlığa terk edilmiştir. Üzerinde ki baskı, hapis olduğu süre ve ruhsal durumu dile
alındığında; birkaç saniyede birkaç kelime ile özetlense de oluşturduğu etki
bambaşkaydı. Nitekim elinde geçen satranç kitabı hayatta kalmasının tek
nedeniydi. İçindeki tüm satranç oyunlarını ezberleyip kendisini belirli bir
süre oyaladıktan sonra karakteri büsbütün olarak ikiye bölünmüştü. Siyah ve
beyaz taşlar olmak üzere. Her defasında kendisini yenmeye çalışıyordu ve her
defasında da gelişen zihninin yarattığı boşlukta dibe batmaya devam ediyordu.
Mahkûmluğundan kurtulup, gemide Czentovic ile karşılaştığında
ise tinsel döngü kendini tekrardan başa sarmaya başlamıştı. Hayatından
kendisinden başka ilk rakibi ile olan oyunu aynı zamanda da gerçek satranç
tahtası ve taşları ile olan ilk oyunuydu. Ve bu parti bitebilecek en güzel
şekilde son bulmuştu.
Ama satranç sadece somutlaşmış bir örnek. İnsan ruhsal
kontrolünü tüm açıklığıyla karşısına aldığında ilerideki birkaç hareket ve
davranışı düşünüp, benliğini kontrol edip; kendisini yenmesi de bir örnek.
Bana sorarsanız eğer çaresizlik ve mahkûm olmak sözcükleri arasında
ki farklılıklar ve asıl anlamları ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.
Umarım kitabı hazmeder ve son 4 sayfayı okursunuz.
Puanım: 5/5

Yorumlar
Yorum Gönder